| ||||||||
| Video İzle | WWW.NEBUSERVER.COM Hosting | SESLi SOHBET | NEBU FORUM |
Psİkİyatrİk RahatsizliklarGörüntülemeler : 194 |
![]() |
| | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | Anksiyete Bozuklukları; Anksiyete batı dillerinde yaygın bir kelimedir ve dilimizde kaygı, sıkıntı kelimelerine karşılık gelmektedir Yukarıdaki başlığı dilimize "kaygı bozuklukları" olarak çevirebiliriz Ama anksiyete kelimesinin içerdiği anlam bundan fazladır Dilimizdeki endişe, evham, daralma, bunaltı, afakan, stres kavramları da anksiyetenin içinde kapsanır Bu nedenle anksiyete terimini yazımız boyunca kullanma gereğini duyuyoruz Anksiyete bir duygudur Tüm duygular gibi tarifi zordur ve herkes tarafından farklı hissedilebilir Çoğu kez korkuya, kötü bir şey olacakmış gibi bir endişeye ya da bilinmeyen bir şey tarafından kuşatılmış gibi hissedilen bir baskıya benzeyebilir Hafif bir tedirginlik duygusu, huzursuzluk, gerginlik gibi de olabilir Bu duygu bir tür ruhsal ağrı gibi de tarif edilebilir Bu insana öyle bir ruhsal azap verebilir ki bir çok insan bu duyguyu hissetmektense fiziksel bir ağrı ya da hastalığı buna tercih edebilir Fobilerde ya da panik atakta olduğu gibi çok keskin bir korku gibi de hissedilebilir Bu da çok rahatsız edicidir![]() Psikiyatride anksiyete bozuklukları başlığı altında şu bozukluklar bulunmaktadır: - Obsesif, kompulsif bozukluk -saplantı zorlantı bozukluğu- - Panik atak - Fobiler ( özgül ya da sosyal ) - Post-travmatik stres bozukluğu Bu bozuklukların hepsinde anksiyete bir şekilde yer alır ya da rol oynar Aslında diğer birçok hastalık ya da problemde anksiyete bir şekilde yer alır Örneğin; depresyonda sabah anksiyeteleri, psikozlardaki anksiyeteler ya da stres bozukluklarındaki anksiyeteler gibi ![]() Psikiyatride hala sınıflama ve terminoloji sorunları yaşanmaktadır Bunun başta gelen nedeni hastalarımızın ya da hastalıklarımızın çok karmaşık olmasıdır Bu arada sıkça kullandığımız bozukluk kelimesine de açıklık getirmekte yarar var Bozukluk -disorder, hastalık- disease kelimesinden daha farklı anlam içerir Bozukluk bir işlevin işleyişinde ortaya çıkan aksaklığı ya da sapmayı vurgular Hastalık ise eni -konu , boyutları, gidişatı, neden- sonuç ilişkileri ve tedavisi daha belirlenmemiş bir durumdur Bu nedenle panik atağı olan bir bireye de panik bozuklu birey demek panik hastası demekten daha uygundur Bir çok alanda tümüyle normal olan bu kişi negatif duygulara ve yoğun sıkıntıya neden olan bir duygu düşünme bozukluğu yaşamaktadır ve bu durum zaman zaman sosyal işlevlerini de bozabilmektedir![]() Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
| Nebuforum Sponsoru | |||
|
| | #2 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | Anksiyetenin nedeni nedir ve neden bazı kişilerde diğerlerinden daha yoğun ve aksaklık yaratacak düzeyde yaşanır? Bu soruların yanıtı henüz açık olarak verilememektedir Özellikle birinci sorunun yanıtı psikiyatri dışı bilim dallarını da işin içine sokar Sosyoloji, felsefe, biyoloji, antropoloji bunlardan bazıları Örneğin ünlü filozof Heideger'e göre insan doğuştan sıkıntıdır ve hayatı boyunca hep sıkıntılı kalacaktır Buna varoluş sıkıntısı der Nedeni de insanın varoluşuna bir anlam bulamamasıdır İnsana göre, kalemin amacı yazmak, kağıdın amacı yazılmaktır Bitkilerin ve diğer canlıların da amacı vardır; en azından besin zincirini tamamlarlar Ama insanın belirlenmiş bir amacı yoktur Kendini hep tarif etmeye, hayatına anlam yüklemeye çalışır ama çoğu zaman anlam arayışına geri dönmek zorunda kalır Heideger'e göre Bu görüş belki tüm insanların neden zaman zaman nedenini bulamadıkları sıkıntılar yaşadıklarını açıklayabilir![]() İnsanın sosyal bir varlık olduğu için dürtülerini baskılamak zorunda kaldığı bu yüzden anksiyeteli olduğu -süperego, id anksiyeteleri-, erkek çocukların penisini kaybedebileceği için (kastrasyon anksiyetesi), küçük çocukların ailelerinden ayrı düşebileceği için anksiyete yaşadığı (seperasyon anksiyetesi) gibi birçok teori vardır Sonuç olarak genelleme yapılmaya çalışıldığında açık ve kesin bir yanıt yoktur Ama kişiye özel ele alındığında yanıt bulmak daha kolaylaşır![]() Bu yüzden ikinci soruya -neden ben?- yanıt oluşturmak daha kolaydır Neden bazı kişilerde anksiyetenin yoğun olduğunun daha kesinleşmiş nedenleri vardır Bu nedenler genelleşemez kişiye özel kalır Örneğin bir bireyde kötü çocukluk deneyimleri, bir diğerinde biyolojik yada genetik faktörler etkili bulunabilir![]() Anksiyete bozukluklarından birinden muzdarip olan bir kişinin bunlardan daha önemli bir sorusu vardır ''Ben bu sıkıntıdan nasıl kurtulurum?'' Bu üstelik acil yanıt bulunması gereken bir sorudur Psikiyatri bu konuda epey yol almıştır İnsanların yaşadığı anksiyete sorunları çok büyük oranda azaltılabilmektedir Anksiyeteyi yenme için birçok psikoterapi tekniği ve ilaçlardan yararlanmaktadır Öncelikle psikoterapiyi ele alırsak; psikoterapi tekniklerini kabaca ikiye ayırabiliriz Analitik yaklaşımlarda bireyin psikolojik kurgusu içinde nedenler araştırılıp anlaşılmaya çalışılır Diğer yaklaşım ise nedeni çok önemsemeyip yeni düşünce ve yaklaşımlar üreterek var olan sorunu yenmeyi hedefleyen yöntemleri kullanır (Davranışcı ve kognitif yaklaşımlar)Anksiyetenin bileşenleri önemli ve karmaşıktır Örneğin obsesif kompulsif bozukluklu bir bireyi ele alalım Bu kişi hep ellerinin kirli olduğunu düşünmektedir Bu yüzden yoğun anksiyete yaşamaktadır Kişi ellerini yıkayarak anksiyetesini azaltmayı düşünür Bir süre bu sistem yararlı olur![]() Ama sürekli anksiyete ürediği için el yıkama sayısı artar (günde 20- 30 kez) Ardından ellerini sık yıkadığı için anksiyete yaşamaya başlar Bu durumda iki türlü yaklaşılabilir Ya kişinin saplantısını tedavi ederek ya da el yıkamalarını azaltarak anksiyeteyi azaltırız Ya da anksiyeteyi bir yolla azaltarak saplantı ve zorlantıları azaltabiliriz Bunları yapmak terapist için kolay da olabilir zor da![]() İlaçlar konusunda gelişmeler giderek artmaktadır Kuvvetli anksiyete giderici ilaçlar (anksiyolitik) vardır Ama bunların çoğu yeşil reçetelidir ve bağımlılık riski vFormumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
| | #3 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | İkinci bir seçenekte antidepresanlardır Antidepresanların düşük dozda kullanımları ile anksiyete giderici etki sağlanabilir Bu ilaçların doktor kontrolünde uzun kullanımında risk yoktur Anksiyotilik etkili başka ilaçlar da vardır![]() Gevşeme egzersizleri, soluma teknikleri, spor da anksiyeteyi azaltmak için yararlıdır Sonuçta anksiyete gerek terapi yaklaşımları gerek ilaçlarla % 95 oranında azaltılır ya da ortadan kaldırılır Tam bir başarı elde edilemeyen durumlarda ise bireyin en azından rahat, huzurlu periyotları olması da kazanımdır Birazcık anksiyetenin de hiçbir zararı yoktur Birçok insan anksiyeteli dönemlerinde yaratıcı olur ya da hayatında yapması gereken değişiklikleri gerçekleştirir Ama yüksek anksiyete daima ketleyicidir Azaltmak için çare aranmalıdır![]() Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
| | #4 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | Yaygın anksiyete bozukluğu en az 6 ay süreyle , hemen her gün anksiyete ve endişe beklenti, huzursuzluk, çabuk yorulma, gerginlik, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerle giden toplumsal ve mesleki işlevselliği bozan bir durumdur Toplumsal yaygınlığı %3-8 arasında değişir Kadınlarda, erkeklere göre 2 kat fazla görülür Klinik özellikleri içinde yaygın ve yoğun bir anksiyete, huzursuzluk, titreme, baş ağrısı, terleme, çarpıntı, mide şikayetleri, boğulma hissi, endişeli beklenti gibi belirtiler ön plandadır Sıradan iş yükümlülükleri, ekonomik durum, aile üyelerinin ve kendi sağlığı, basit ev işleri, randevuya geç gitmek gibi birçok olay ya da durum endişe doğurabilir Endişelerin çoğu, bu tür günlük yaşamda rutin olarak karşılaşılan durumlara yöneliktir Hepimiz bu durumlarda endişeye kapılabiliriz Ancak yaygın anksiyete bozukluğunda kişinin yaşadığı anksiyete ve endişe, risk olasılığı ve sonuçları açısından orantısızdır Anksiyetenin süresi, sıklığı ve şiddeti beklenenden fazladır Hastalığın tedavisinde ilaçlar ve bilişsel-davranışsal terapiler kullanılır Yaygın anksiyete bozukluğu uygun yöntemlerle tedavi edilmezse ve nedenler ortadan kaldırılmazsa süreğenleşebilir Yaygın anksiyeteli kişi, işleri yolunda gitse de kaygılıdır Belirsiz kaygılar ve genel duyarlılık, sürekli kaygılı ve tedirgin olmasına , umudunu kolayca yitirmesine yol açar Büyük güçlükle bir karar verebilse ve bunların doğurabileceği olumsuz etkiler üzerinde aşırı bir kaygı sürdürülür Bu insanların üzüntü konusu yaratmaktaki hayal güçleri sonsuzdur Bir üzüntü konusu ortadan kalktığı an , yeni bir sorun bulunur ve sonunda çevresindeki kişilerde sabırlarını yitirirler Üzüntüler gece yatağa girdikten sonra da bitmez Günlük olaylarla ilgili kaygılara, geçmişte yapılmış yanlışlar ve gelecekte ortaya çıkabilecek güçlükler eklenir Bu düşünceler sona erip de uykuya dalındığında, silahlı adamlar tarafından kovalanma, yüksek yerlerden düşme, düşmandan kaçarken ayaklarının yavaş yavaş hareket etmesi gibi rüyalar görür![]() Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
| | #5 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | Obsesyon (saplantı) irade dışı gelen, bireyi tedirgin eden, benliğe yabancı, bilinçli çaba ile kovulamayan, tekrarlayıcı düşüncelerdir Kompülsüyon (zorlantı) ise çoğu kez saplantılı düşünceleri kovmak için yapılan, irade dışı yineleyen hareketlerdir Örneğin namaz kılarken inatla gelen tanrıya küfür düşünceleri yüzünden kişinin okuduğu duayı tekrar tekrar baştan okuması Kişi bu saplantının aklına gelmemesi için ya da zorlantılı hareketler yapmamak için kendisini zorlar; fakat zorladıkça istenmeyen düşünceler gene gelir, istenmeyen hareketler tekrar tekrar yapılır![]() Bu tür saplantılar kişinin kendisine de aşırı derecede anlamsız, hatta saçma sapan gelir Kişi bu tür dürtü, düşünce veya düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır Ancak bu düşünceleri kafasından uzaklaştırmaya çalıştıkça bunlar aksine kişinin zihnine daha çok gelirler Bu tür dürtü ve düşünceler başka bir düşünce ya da davranışla etkisizleştirilmeye çalışılır![]() Israrlı, yineleyici, görünüşte bir amaca yönelikmiş izlenimini veren ya da kalıplaşmış her türlü davranış (örneğin; el yıkama, kontrol etme) yada zihinsel eylemler (örneğin; sayı sayma, bazı sözcükleri sessiz bir şekilde söyleyip durma) zorlantı olarak tanımlanır Zorlantı (kompulsiyon) saplantıların (obsesyon) yarattığı sıkıntıdan kurtulmaya veya korku yaratan olaydan ya da durumdan korunmaya yöneliktir Ancak zorlantılar kişiye haz ya da doyum sağlamaz Başlangıçta kişi yapmaya doğru itildiği zorlantıyı yerine getirmemek için bir direnç gösterir Ancak saplantının oluşturduğu gerilim, zorlantının gerçekleştirilmesiyle kısa sürelide olsa atlatılmış olur Bu saplantı ve zorlantılar kişinin zamanının önemli bir bölümünü (günde bir saatten daha uzun zaman alır) boşa harcamasına yol açar![]() Saplantılar içinde en sık karşılaşılanı bulaşma ve kuşku saplantılarıdır Hastaların büyük bir çoğunluğunda herhangi bir kişi ile tokalaşma, kapı kolu ve benzeri birçok eşya ile temastan sonra herhangi bir hastalık ya da kirlilik bulaşabileceğine ilişkin kaygılar ortaya çıkar Bunu izleyerek yıkama, yıkanma ya da kirli olduğu düşünülen objelerden kaçınma zorlantısı ortaya çıkar![]() Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
| | #6 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | Korkulan nesneler dışkı, idrar, toz ya da mikrop gibi çoğu zaman kaçınılması zor olan bir nesnedir Kişiler ellerini defalarca yıkayabilirler Ancak zamanla temizlenme sayısı artar ve süresi uzar Bir kez yıkamak, temizlenmek için yeterli değildir Çoğunlukla eller belli bir sayıda yıkanır Hatta kendilerince belirlemiş oldukları sayı kadar yıkayıp yıkamadıklarından emin olamadıklarında belirlenmiş bu sayıların (örneğin; üç defa ya da üçün katlarınca) katlarınca ellerini yıkarlar Temizlenme amacıyla sabun, sabun tozu, deterjan, hatta sulandırılmış tuz ruhu kullananlar dahi vardır Sabunla aşırı yıkanma sonucu eller bembeyaz olabilir, el derisi yüzülebilir ve bu kişilerde temizlik ürünlerine aşırı maruz kalma nedeniyle cilt problemleri görülebilir Bu kişiler genellikle temiz ve giyimlerine özen gösteren bireylerdir Kişiler arası ilişkilerde resmi, soğuk ve uzak oldukları izlenimini verebilirler Konuşmaları ileri derecede ayrıntılıdır Bozukluk çocukluk döneminde başladığında erkek çocuklarında, kız çocuklarına kıyasla daha fazla görülür Ancak yaşın biraz daha ilerlemesi ile kız çocuğundaki sıklığın artışına bağlı olarak aradaki fark kapanır ve bozukluk erişkinlerde her iki cinste de eşit sıklıkta saptanır![]() Ortalama başlangıç yaşı 20'li yaşlardır Yaşam boyu yaygınlığı %2-3 dolayındadır Çoğu zaman sinsi başlar, kronik alevlenip yatışan bir gidişi vardır Bu alevlenmeler çoğunlukla stresle ilişkilidir Dört ana belirti grubu vardır : 1 ) Bulaşma ( kontaminasyon ) : En yaygın görülenidir Kişi sürekli olarak idrar, dışkı, toz ya da mikrop bulaşacağını düşünür Bu bulaşmanın kişiden kişiye, nesneden nesneye geçtiğine inanır Bu durumun yarattığı sıkıntıyı azaltmak için temizleme eylemlerine girişir, ya da onlardan kaçınmaya çalışır ![]() 2 ) Kuşku : Kişi bazı işleri yapmadığına, unuttuğuna, ihmal ettiğine inanır Kapıyı kapattığından, ocağı kapattığından bir türlü emin olamaz bu nedenle kontrol etme kompulsiyonları başlar Defalarca ocağı, musluğu, kapıyı kontrol etmeye çalışır 3 ) Cinsel ya da saldırgan eylem düşünceleri : (Çocuğuna zarar vereceği, öldüreceği, cinsel tacizde bulunacağı gibi düşünceler)4 ) Simetri - Kuralcılık : Bazı durumların belli bir düzen içinde olmasını isteme şeklindedir Masanın üzerindeki eşyaların belli bir düzene göre yerleştirilmesi, bu düzendeki en küçük bir değişikliği fark etme ve tekrar eski haline getirme![]() Tedavide ilk adım bu düşünceleri hastalığın bir ürünü olarak kabul etmektir Bu hastanın kötü ya da günah saydığı obsesyonlar sebebiyle duyduğu kaygıyı azaltır Hasta bu durumu grip hastalığında olan bir ateş olarak algılamalıdır Çünkü saplantı zorlantı bozukluğunun tek belirtisi obsesyon değildir Zorlantılar, ikirciklilik, kararsızlık, herşeyi tanımlama isteği, kendini sürekli kontrol etme gibi başka belirtileri vardır Tedavi tüm bu belirtilerin kaldırılmasını içerir Çünkü her bir belirti bir diğerini besler![]() Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
| | #7 (permalink) |
| Forum Polisi ![]() | Panik Atak Bilindiği gibi panik atak tüm dünyada giderek artan bir önemi ve dikkati üzerinde toplamaktadır Bu önemi hak etmesinin birinci nedeni, giderek yaygınlaşması, toplum sağlığını tehdit eder boyuta ulaşmasıdır Yakın zamanda yapılan bir araştırma sonucuna göre ABD de her beş kişiden birinin panik atak geçirdiği belirlenmiştir Ülkemizde de her yüz kişiden 4'nün tedavi gerektirecek düzeyde panik atak problemiyle karşı karşıya olduğu sanılmaktadır Her yüz kişiden 10' u da panik atak için sırada beklemektedir Hastalığı önemli kılan en önemli etken budur Diğeri de sanıldığı gibi kolay tedavi edilemediğinin, beklenmedik zamanlarda tekrar ortaya çıkabildiğinin anlaşılmasıdır![]() Panik atak fiziksel belirtilerle seyreden bir psikolojik sendrom olarak basitçe tarif edilebilir Ancak hastaların da söylediği gibi yaşananlar hiçte basit değildir Kimilerine göre hissedilenlerin tarifi mümkün değildir Bu fiziksel belirtiler alelade değildir Çok şiddetli ve sarsıcı olarak yaşanır Örneğin çok şiddetli bir kalp atımı, sanki kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi, buna eşlik eden beyninde uğultu, basınç, sanki tansiyonu çok yükselmiş gibi bir his Bu arada düşüncelerde bulanıklaşma giderek benliği saran ölüm korkusu ve -sonum geldi- düşünceleri ile bazen nefes düzensizliği ile başlar, nöbet şiddetlenir, dilinizin boğazınıza kaçtığını düşünür nefes alamaz (aslında alırsınız) hale gelir Bayılma hissi acil yardım arama ve yine ölüm korkusu hissedebilirsiniz![]() Fiziksel belirtiler çok çeşitli olabilir Belirtiler çoğu kez korkulan bir hastalığın taklididir Kalp krizi, tansiyon yükselmesi, beyin kanaması ya da felç geçiriyor olma gibi Ama gerçekte bunların hiçbiri olmuyordur Üstelik bu belirtiler yukarıdaki hastalıkların herhangi birini yaşıyor olsanız bu kadar kuvvetli ve korkutucu olamaz Bu noktadan bakınca panik atak aslında uyanıkken görülen bir kabusa benzer Örneğin kalp krizi geçirdiği kabusu gibi ve hastalar bir kabustaki gibi çaresizdirler![]() Hastaları bu yaşadıklarının gerçekte olmadığına inandırmak pek güçtür O yüzden başlangıçta psikiyatrik tedaviye pek yanaşmazlar Bir dönemi acil servislerde ya da kardiyoloji servislerinde çare arayarak geçirebilirler Panik atağı tanımak, kabullenmek ve tedavisine başlamak ilk ve önemli adımdır Ama tedavi bununla bitmez Bu belirtilerin psikolojik olduğu kabul edilse bile, her gelişi korkutmaya devam edebilir![]() Bu nöbetler ya da ataklar gelmeye devam ettikçe, hastalarda iki temel belirti daha ortaya çıkar Bunlardan birincisi beklenti anksiyetesi denen bu atakların tekrarlayacağı korkusudur Hastaların beyni 'ya bunu tekrar geçirirsem' korkusuyla çok fazla meşgul olabilir Bu durum hastayı depresyona sürükleyebilir![]() İkinci temel belirti de kaçınmalardır Bu nöbetler yaşandıkça kişi bazı ortam ve durumlarda bulunmaktan kaçınır Örneğin çarpıntısı olacağı korkusuyla spor yapmaktan, havasız kalacağı korkusuyla kapalı ortamlardan, herkesin içinde düşüp bayılabileceği korkusu ile kalabalık ortamlarda bulunmaktan, asansörlerden, toplu taşıma araçlarından, toplantılardan vs kaçınmaya başlar![]() Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
| | |
![]() |
| Konuyu Paylas |
| | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
| Dizi izle | WWW.NEBUSERVER.COM RSS | SESLi SOHBET | NEBU FORUM |