05-07-2006, 23:43
|
#1 (permalink)
|
| Misafir | Klasik Bir Masal Klasik bir masaldı sizin aşkınız Gençlik yıllarında başlayan, bin bir acı ile yoğrulmuş, gerçeklerin acımasız çıplaklığında dimdik ayakta durmuş Revamıydı bu olanlar, bugün duyduklarım? Üzüldüm, gözlerime çokça yaş fazla geldi Bir yumruk düğümlendi boğazıma, adına kadere lanet ettim Gerçekten düş bunlar değil mi?
Hatırlarım:
Onu, üniversiteye ilk geldiğinde sevmiştin İlk erkeğin, ilk aşkındı Yanına yakışır, güzelliğine hayran hayran seni seyrederdi O adamın yürüyüşüne çok gülerdim; biraz asi, biraz kaba Sürekli belini yoklardı, anlam veremezdim Sonradan öğrenmiştik milli atıcı olduğunu Onun ilk aşkı silahlardı Senden önce silahları sevmiş, barut kokusunu kadın kokusu sanmıştı Poligonlarda büyümüş, misket yerine kurşunlarla oynamıştı
Nasıl tanışmıştınız onunla? Hastaneye gelmiş, dönüşte sizde ona otostop çekmiştiniz değil mi? Sonra yurdun önüne seni görmeye gelmeye başlamış, hafta sonları sana şehri gezdirmeye başlamıştı Hatırlıyor musun sana sevgili olalım demek için, mehtabı seyretmeye götürmüştü Sen gözlüklerini çıkardığın için, tek bir yakamozun ışıltısını bile görememiştin Gelip sabaha kadar bize anlatmıştın Hem gülüp hem ağlamıştık Çakmakla havaya adını yazıp durmuştun sabaha kadar…
İkinci sınıfın sonunda onu annenlere anlatmıştın Telefonda beni arayıp ağlamıştın İstemediler sevdiğim adamı, üniversite eğitimi yok diye hor gördüler demiştin Bir insanı diploması yok diye sahip olduğu diğer tüm değerini de yok saydılar demiştin Kendi anne ve babana olan inancını yitirmiştin Bir insanın kanı ve canı arasında seçim yapması ne zormuş diyerek, o yaz tatilini gözyaşları içinde geçirmiştin
Üçüncü sınıfa gelmemiştin ilk başları Merak edip aramıştık Annen bizimle bile görüştürmemişti Sonra her zaman işe yarayan tek şey; geri gelebilmen için yalana sarılmıştın Ayrıldım diyerek geri dönmüş, ama eskisinden çok bağlanmıştın o adama Hani bir hafta sonu yarışmaya gitmiştiniz Sevgilin birinci olmuştu Annenler baskın yapmıştı yurda da sen gelene kadar nasıl idare edeceğimizi bilememiştik
Sırf gizli gizli görüşebilmek için okulunu uzatmıştın Bu zaman zarfında seni kaç defa istemeye gelmişlerdi Kaç defa da geri çevrilmişlerdi Ağlaya ağlaya yemyeşil gözlerin, toz rengine dönmüştü Yıpranmıştın, yılmıştın ama inancını hiç kaybetmemiştin Bu şekilde nasıl yaşadığını hiç anlayamamıştım Bir insanın sabrını Tanrım çeşitli şekillerde ölçüyor derdin Sabrın asalet olduğunu söylerdin Asildin!
Sonra ailen evlenmeni kabul etmişti Okulunu bu sene bitir, izin vereceğiz demişlerdi Nasılda sevinmiştik Onları bu kadar üzdüğün için pişman bile olmuştun Gece gündüz ders çalışıp, onca dersi vermiştin bir senede Mezun oldum diye evine döndüğünde, yalan söyleme sırasının onlarda olduğunu anlamıştın Her şeyin sonu geldi diye düşünmüştüm Ama sen yine dimdik ayakta, sevdana sahip çıkıp bu şehre geri döndün İnandığın aşkın için kanından vazgeçtin
Nikâhını hatırlıyorum Kıştı Kan kırmızısı paltomu giymiştim Sen beyazlar içinde, yüzünde buruk bir gülümseme, bizleri ailen yerine koyup evet demiştin O gün sekiz yaş büyümüştük Aslında büyüdüğümüzü hiç bilememişiz Neden bu kadar zordu büyümek? Neden acı denilen bu kavram yüreğimizde bizimle bu kadar büyüdü? Zaman bizi büyütmek, olgunlaştırmak için neden bu kadar sabırsızdı? Sen yine bardağın dolu tarafını görmüştün Bunu hep başarmıştın Yüzün kadar güzel kalbin hiç kararmamıştı
Oğlunu görmeye ilk geldiğimde şaşırmıştım Sevdiğin adam evdeydi Hayırdır? Demiştim Gece ben uyudum o baktı oğlana, şimdi biz bakacağız o uyuyacak… Mutluydun Emzirdiğin bebeğin gözleri sana, burnu babasına benziyordu Bakıp bakıp gülmüştük Kaç sene geçti aradan İki değil mi?
Her şeyin en yakın tanığı olan bendim Sabahlara kadar konuşurduk Sen seninkini anlatırdın, ben benimkini Acı dediğimiz şey bugün gene anlam değiştirdi Üzüntü, üzülmek neymiş yazık ki bir kere daha öğreniyoruz Ne kadar oldu demiştin Yirmi yedi gün mü? Bir evin bir oğlu, sevgili eşin, çocuğunun babası yirmi yedi gündür komada İnanmak istemiyorum söylediklerine: Karaciğeri bitmiş, sirozmuş, yoğun bakımda  Tüm bunları söylerken ses tonun yine asildi
Biliyor musun tatlım; ben artık büyümek istemiyorum Her geçen gün yeni bir şey öğrenmek de istemiyorum Ne zamanla savaşmak, ne de zamana yenilmek  
Böyle kalsak olmaz mı? Formumuzdan daha iyi hizmet almak için ücretsiz Üye Olabilirsiniz www.nebufrm.com ...
|
|
| |